çok - Vikisözlük (original) (raw)

Eski Türkçe

çok (karşılaştırma daha çok, üstünlük en çok)

(ön ad): Burada çok kitap var. (1)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan az karşıtı; hayli.

çok

  1. Aşırı bir biçimde; fena.
    • Biz çocuklar evimizi çok beğendik.A. Kutlu

çok gelmek, çok görmek, çok olmak, çok söylemek, çok şey!, çok şükür,

çok anlamlı, çok ayaklılar, çok başlı, çokbilmiş, çok çok, çok düzlemli, çok eşli, çok fazlı, çok geçmeden, çokgen, çok gizli, çok gözeli, çok hücreli, çok karılı, çok katlı, çok kısa dalga, çok kocalılık, çok milletli, çok ortaklı, çok partili, çoksatar, çok sesli, çok sözlü, çok şiddetli fırtına, çok tanrıcı, çok tanrılı, çok taraflı, çok terimli, çok uluslu, çok yanlı, çok yıllık, çok yönlü, çok yüksek gerilim, çok yüzlü, az çok, birçok, pek çok, birçoğu

büyük ve aşırı olan

Eski Türkçe

çok

  1. çok