aş - Vikisözlük (original) (raw)
| Ayrıca bakınız: as, As |
|---|
aş (belirtme hâli **aş, çoğulu aşlar)
- (yiyecekler) yemek
alaca aş, arabaşı, Arap aşı, aş damı, aş yapmak, aşerme, aşevi, aşhane, aş kazanı, aş ocağı, aş tavası, katıklı aş, pişmiş aşa su katmak
çeviriler
- Azerice: aş (az)
- Eski Türkçe: aş (otk) (aş)
- Fince: ruoka (fi)
- Gagavuzca: aş (gag)
- Karaçay Balkarca: aş (krc)
- Kazakça: as (kk)
- Kırım Tatarca: aş (crh)
- Kırgızca: aş (ky)
- Macarca: étel (hu)
- Özbekçe: osh (uz)
- Tatarca: aş (tt)
- Türkmence: aş (tk)
- Uygurca: ash (ug)
Aş taşarsa çömçenin değeri kalmaz
Avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar
Az el aş kotarır, çok el iş kotarır
Buğday mısıra demiş ki: Aş ol, keş ol, hamur işine karışma
Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur , Aş taşınca kepçeye paha olmaz , Buğday mısıra demiş ki: Aş ol, keş ol, hamur işine karışma, Avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar, Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş, İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz, Az el aş kotarır, çok el iş kotarır, Elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz, Aş tuz ile, tuz oran ile, Aş taşarsa çömçenin değeri kalmaz, Fazla aş, ya karın ağrıtır ya baş, El kazanı ile aş kaynamaz, Azıcık ağrıya aş bastırır
aş (belirtme hâli **aş, çoğulu aşlar) aş -şşı
çeviriler
Fince: linnunprsä (fi)
Rusça: гнездо птицы (ru) (gnezdo ptitsı)
Türk Dil Kurumuna göre "aş" maddesi
aş
aş
aş
aş
(halk ağzı) aşköz : aç gözlü
Bu sözcük kuzey şivesinde kullanılmaktadır.
Edebî karşılığı aç.
- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.
aş
aş
aş