eksik - Vikisözlük (original) (raw)

Mozaiğin tabanı eksik. (1)

eksik (karşılaştırma daha eksik, üstünlük en eksik)

  1. Bir bölümü olmayan; kalık, noksan, natamam
    • Bu kitap eksik, baş tarafı yok.
  2. Mükemmel olmayan; kem, muallel.

eksik (belirtme hâli eksiği, çoğulu eksikler)

  1. İhtiyaç duyulan şey:
    • "Aynı zamanda, eski dönem edebiyatımızın sohbet ve mülakat türlerinde boşluk olan eksiğini tamamlıyordu." - Ahmet Kabaklı