ense - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi اكسه‎ (eñse) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *eŋse sözcüğünden devralındı, *eŋ-.

ense (belirtme hâli **ense, çoğulu enseler)

Ense (1)

  1. (anatomi) Boynun arkası.
    • Kendine geldiğinde ensesinde müthiş bir ağrı vardı. - A. Kulin
  2. arka
    • Saydığın üç iskelenin ensesindeki İsmail Ağa'nın dükkânı, en emin emanetçi idi. - S. M. Alus

ense kulak yerinde olmak, ensesinde boza pişirmek, ensesine binmek, ensesine yapışmak, ense yapmak, enseyi karartmak

ense çukuru, ense kökü, ensesi kalın, elense

çeviriler