erken - Vikisözlük (original) (raw)

erken

  1. vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı
    Sakın geç kalma, erken gel. - A. Rasim
  2. sabahın ilk saatlerinde
    Ertesi gün iki kardeş erken çıkmışlardı yola. - A. Kulin

çeviriler

Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır

Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma

Palamut çok biterse kış erken olur

erken

  1. erken

Eski Türkçe är