fiske - Vikisözlük (original) (raw)

  1. Pontus Rumcası

fiske (belirtme hâli **fiske, çoğulu fiskeler)

  1. parmak uçlarıyla yapılan hafif vuruş
    • Ayağım yerdeki tümseğe takılsa göle atılan ufacık bir fiske taşın büyüyen halkaları gibi içimde gittikçe genişliyor, sendelediğimi gördüler diye, o günümü mahvediyor.
      — Meliha YILDIRIM, 2024, Remil, s. 38, Alakarga Sanat Yayınları
  2. İnsan derisinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan ufak ve içi su dolu kabartı

fiske (karşılaştırma daha fiske, üstünlük en fiske)

  1. (ölçü miktarları) iki parmak ucu ile tutulabilen miktarda olan
    • Bir koşu gidip ekmek getirmişler hemen, içine ikiye bölünmüş çakır bir domatesle yarım soğan koyup, bunların üstüne de bir fiske tuz serpip vermişler.
      — Hasan Ali TOPTAŞ, 2020, Kuşlar Yasına Gider, s. 29

Türk Dil Kurumuna göre "fiske" maddesi

fiske

  1. (balıkçılık) balıkçılık