kapatmak - Vikisözlük (original) (raw)
kapatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kapatır)
- Açık bir şeyin niteliğini tersine çevirmek, kapalı konuma getirmek; açmak karşıtı
- bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek
- Sanatçılar arasındaki tatsız olayı kapatmak istiyordu. - Ç. Altan
- yayımını yasak etmek, yayımına son vermek
- Gazete kapatmak.
- bir malı değerinden aşağı karşılıkla elde etmek
- Cevdet çok yakında ülkenin gözbebeği olacağına inandığı şehrin aslan payını kapmak istiyordu, işini gücünü boşlamış, emlakçılığa gözünü dikmişti, şehrin giderek küçülmesinin doğurduğu işsizlik nedeniyle terk edilen pasajlardan ucuza dükkân kapatmaya başlamıştı.
— Ayfer TUNÇ, 2014, Dünya Ağrısı, s. 75 - Emine aklını oynattı sandılar ve evine kapattılar, kapısını kilitlediler. - Y. K. Karaosmanoğlu
- Cevdet çok yakında ülkenin gözbebeği olacağına inandığı şehrin aslan payını kapmak istiyordu, işini gücünü boşlamış, emlakçılığa gözünü dikmişti, şehrin giderek küçülmesinin doğurduğu işsizlik nedeniyle terk edilen pasajlardan ucuza dükkân kapatmaya başlamıştı.
- bir kadınla nikâhsız yaşamak
- herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek
- Geçen gün Kristal'i kapatmış, vur patlasın, çal oynasın âlemi yapmış. - H. E. Adıvar
kapatmak eyleminin çekimi
- Türk Dil Kurumuna göre "kapatmak" maddesi