koltuk - Vikisözlük (original) (raw)
Eski Türkçe Kol ve alt kelimelerinden oluşan belirtisiz isim tamlaması durumundaki birleşik kelimeye -k eklenerek (kol+altı-k > koltuk) meydana getirilmiş birleşik bir kelime olduğunu düşünüyoruz.
koltuk (belirtme hâli **koltuk, çoğulu koltuklar)
Koltuk (1)
Koltuk (2)
- (anatomi) Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer.
- koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
— Attilâ İLHAN, 1959, Duvar, Dost Yayınları
- koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
- (mobilya) Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye.
- Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı. - Y. K. Karaosmanoğlu
- (evlilik) Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri tören.
- Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı. - H. C. Yalçın
- (mühendislik) Yapıcılıkta yan destek.
- (denizcilik) Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
- koltuklanma
- O koltuktan hoşlanmaz.
- kayırma
- Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.
- Yüksek mevki, makam:
- Koltuk kavgası.
- (fahişelik) genelev
- Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur. - H. R. Gürpınar
- (halk ağzı, bitki anatomisi) Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler.
- (eskimiş) Kenar, tenha yer.
koltuğa girmek, koltuğu doldurmak, koltuğuna girmek, koltuğunun altına sığınmak, koltuk çıkmak, koltukları kabarmak, koltukta olmak, koltuk vermek
koltuk altı, koltukbaşı, koltuk değneği, koltuk düşkünü, koltuk gözü, koltuk kapısı, koltuk kavgası, koltuk meyhanesi, koltuk takımı, armut koltuk, berjer koltuk, döner koltuk, İskandinav koltuk, L koltuk, lüks koltuk, tekerlekli koltuk, yatar koltuk, berber koltuğu, dişçi koltuğu, köşe koltuğu, şoför koltuğu
- Türk Dil Kurumuna göre "koltuk" maddesi
koltuk
- koltuk
Yrd. Doç. Dr. Cahit BAŞDAŞ - "TÜRKÇE ORGAN ADLARINDA KELİME SONU -k ÜNSÜZÜ VE ÇOKLUK"
- Etymological Dictionaries - Andras Rajki