manzara - Vikisözlük (original) (raw)
Osmanlı Türkçesi _منظره_, Arapça _مَنْظَر_.
manzara (belirtme hâli **manzara, çoğulu manzaralar)
Bu fotoğrafın manzarası bir yayla. (1) Yaylanın manzarası da bir uçurum (2)
- Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor.
- "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - Aka Gündüz
- görünüş.
- "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- (resim) Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.
- (resim) tablo.
- (mecaz) durum.
- "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - Orhan Seyfi Orhon
manzara