manzara - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi _منظره_‎, Arapça _مَنْظَر‎_‎.

manzara (belirtme hâli **manzara, çoğulu manzaralar)

Bu fotoğrafın manzarası bir yayla. (1) Yaylanın manzarası da bir uçurum (2)

  1. Bakış, görüş alanına giren, dikkati çeken her yer; görüntü, dekor.
    • "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - Aka Gündüz
  2. görünüş.
    • "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  3. (resim) Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.
  4. (resim) tablo.
  5. (mecaz) durum.
    • "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - Orhan Seyfi Orhon

manzara koymak

manzara