pas - Vikisözlük (original) (raw)

pas (belirtme hâli **pas, çoğulu paslar)

  1. su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde
    Demirin tozu ve pası dev işçilerin kirpiklerine yağar, gözlerine dolardı. - L. Tekin
  2. genellikle midenin bozulmasından ötürü dilin üzerinde oluşan beyaz tabaka, bar
  3. bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahve rengi lekeler; bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı
  4. bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi

pas

  1. (iskambil) bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz

oyunlarda o elde oyuna katılmayacağını belirten söz

pas

  1. pas, tut

  2. zenk, paslanmış, bicevher

pas e

  1. adım

Eski Türkçe pas

pas

  1. kalıp

pas

  1. adım

pas

  1. (köpekgiller, evcil hayvanlar) (Sırp, Hırvat ağzı) köpek, it

pas

  1. barış, sulh