sallanmak - Vikisözlük (original) (raw)

sallanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sallanır) sallanmak -ırsallanmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sallanır)

  1. bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak

Dişi sallanıyor.

  1. bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek

Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. - Y. K. Beyatlı

  1. salıncak, hamak vb. de kendini sallamak
  2. güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek

Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor. - S. F. Abasıyanık

  1. vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak
  2. makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak

Türk Dil Kurumuna göre "sallanmak" maddesi

sallanmak

  1. inmek, alçalmak, eğilmek, sarkmak, düşmek