silmek - Vikisözlük (original) (raw)

silmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi siler)

Adam terini siliyor (1)

Adamlar teknenin gövdesini siliyorlar (2)

Asker, Geminin üstündeki yazıyı siliyor. (3)

  1. Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek
    • Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi. - Ö. Seyfettin
  2. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak
    • Türküler çağırarak tahta siliyorlar. - Y. Z. Ortaç
  3. bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek
    • Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi.
  4. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
  5. üzerini çizerek atmak, yok etmek
    • Defterden adını silmişler.
  6. ilişkisini koparmak, yok saymak
  7. üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak
    • Takımı sahadan silmek.
  8. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek
    • Bilincin anıları değiştirdiği, acı verenleri silip güzel olanları parlattığı doğru olabilir, ama benim için geçerli değil bu, acı benim yapıtaşım, subasmanım, temelim, ben acının üstünde yükseldim.
      — Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, s. 277, Can Sanat Yayınları

defterden silmek, haritadan silmek

çeviriler