soy - Vikisözlük (original) (raw)
- Heceleme: soy
soy (belirtme hâli **soy, çoğulu soylar)
(ad, antropoloji): Tablodaki yüzlerin tamamı Osmanlı soyundan (1)
- (antropoloji, aile) Bir atadan gelen kimselerin topluluğu; ev, asıl, cins, ırk, nesep, sülale, uruk, kan
- Bizler hadi neyse, böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama yarın bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir. - M. Ş. Esendal
- (biyoloji) tür
- (eskimiş, edebiyat) Şiir formundaki sözler
- Boy boyladı, soy soyladı. - Dede Korkut
soy (karşılaştırma daha soy, üstünlük en soy)
- İyi ve üstün nitelikleri bulunan:
- "Hâlbuki sanat görüşleri, bize anlattıkları dünya bambaşka olsa da soy romancılar bir noktada birleşirler: Uyanık düş görmede." - Yaşar Nabi Nayır
soy
- soymak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
- armudu soy ye, elmayı say ye
- ata da soy gerek, ite de
- elmayı soy da ye, armudu say da ye
- gözsüzden gözlü doğar, dilsizden dilli doğar, ille deli soy kovar
- soy asma, soyuna çeker
alt soy, kadim soy, köpek soyu, soy bilimi, soy tükenmesi
çeviriler
Almanca: Geschlecht (de) n, Gattung (de)
Azerice: əsil-nəsil (az), soy (az)
Heceleme: soy
Türk Dil Kurumuna göre "soy" maddesi
soy
soy
Eski Türkçe soj
soy
soy (çoğulu soys)