yontmak - Vikisözlük (original) (raw)
yontmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yontar)
Adam, taştan bir heykel yontuyor. (1)
- Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak.
- "Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı." - Nezihe Araz
- (mecaz) Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak.
- "Hacı Bey'i yontacak, ondan bir hayli fazla para sızdıracaktı." - Ercüment Ekrem Talu
- (mecaz) Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.
nalıncı keseri gibi kendine yontmak
çeviriler