kapak - Vikisözlük (original) (raw)
Bir şişenin kapağı. (1)
Osmanlı Türkçesi قپاق (kapak) sözcüğünden devralındı, *kapɣak sözcüğünden, Ana Türkçe *kapgak sözcüğünden devralındı, *kap-.
kapak (belirtme hâli kapağı, çoğulu kapaklar)
- Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne:
- "Evin en alt katına indik, oradan da bir mahzen kapağı açtılar." - Refik Halit Karay
- Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça
- Dolap kapağı
- Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen, kalın kâğıt, karton, plastik vb. malzemeden yapılan kılıf; kap
- "Kapağını, geceleri aynı masa etrafında buluştuğu ressamlardan birine çizdirecekti." - Attilâ İlhan
- (marangozluk) Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta.
- Zıvanada iki dış yan parça.
dolap kapağı, egzoz kapağı hava kapağı, kapak kızı, kapak resmi, kapak tahtası, üçüncü göz kapağı
çeviriler
Türk Dil Kurumuna göre "kapak" maddesi
kapak
- (aletler) balta
kapak
- (yazı, kitap) kapak
Eski Türkçe qap
kapak
- (aletler) balta
- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.