beslemek - Vikisözlük (original) (raw)
beslemek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi besler)
Kuş, yavrularını besliyor (1)
Kız, hayvanı elleriyle besliyor (2)
- (yemek içmek) Yiyecek ve içecek sağlamak:
- "Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk." - Halide Edip Adıvar
- Yedirmek
- "Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti." - Halide Edip Adıvar
- Semirtmek
- Eklemek
- Fakat reçineli, yağlı bir kütük gibi kendi ıstırabıyla bu alevi besliyor, onun ocağında yanıyordu.
— Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 147, Dergâh Yayınları
- Fakat reçineli, yağlı bir kütük gibi kendi ıstırabıyla bu alevi besliyor, onun ocağında yanıyordu.
- Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:
- "Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık." - Reşat Nuri Güntekin
- yetiştirmek:
- "Herkes muhabbet kuşu, kanarya, kedi, köpek beslemez ya." - Haldun Taner
- Bir duyguyu gönülde yaşatmak:
- "Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi." - Yahya Kemal Beyatlı
- (mecaz) Maddi yardım yapmak.
beslemek eyleminin çekimi
güven beslemek, kin beslemek, koynunda yılan beslemek, kuş sütüyle beslemek
beslemek
Almanca: versorgen (de), füttern (de), mästen (de), erhöhen (de), steigern (de), vervielfältigen (de), auffüllen (de), festigen (de), aufziehen (de), tragen (de), unterstützen (de)
İngilizce: provide (en), supply (en), feed (en), cram (en), fatten (en), enhance (en), increase (en), manifold (en), raise (en)}, fill (en), fill up (en), rear (en), carry (en), support (en)
Rusça: питать (ru) (pitatʹ), кормить (ru) (kormitʹ), разводить (ru) (razvoditʹ), выращивать (ru) (vıraşçivatʹ)
Türk Dil Kurumuna göre "beslemek" maddesi
Heceleme: bes‧le‧mek
beslemek