halka - Vikisözlük (original) (raw)
halka
- halk (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi
Osmanlı Türkçesi _حلقه_, Arapça _حَلْقَة_ (ḥalḳa).
halka (belirtme hâli halkayı, çoğulu halkalar), sahiplik şekli halka -sı
- çember şekliinde çeşitli cisimlerden yapılmış tutturma aracı
Perde halkası. - çember şekliinde dizilmiş topluluk
İmâmeyn de İmâm-ı Âzam'ın halkasında yetişmiştir. - çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember
Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı. — F. R. Atay - değerli metallerden yapılan çember şekliindeki süs eşyası
Kulağındaki altın halka 18 ayardır.
Nişan halkası. - su gibi sıvıların içine katı bir cismin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen şekli
Suda halkalar oluştu. - uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü v.s. sebeplerle göz altında beliren koyuluk
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz / Ya gözler altındaki mor halkalar — C. S. Tarancı - (cebir) Boş olmayan bir küme üzerinde iki ayrı ikili işlem tanımlıyken işlemlerden biri ile küme bir değişmeli grup, ikinci işlemle bir yarı grup meydana getiriyor ve işlemlerden birinin diğeri üzerinde sağdan ve soldan dağılma özelliği varsa bu kümeyle iki işlemin meydana getirdiği cebirsel yapı.
- (gastronomi) bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit
İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı. — R. N. Güntekin - (spor) yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri
(cebir): cisim
(cebir): değişmeli grup
Jüpiter'in halkaları, Neptün'ün halkaları, Satürn'ün halkaları
halka
Türkçe:
Eski Türkçe: bakan (otk) (bakan), kesgük (otk) (kesgük)
Osmanlı Türkçesi: حلقه (ota)Vikipedi'de halka
halka (karşılaştırma daha halka, üstünlük en halka)
halka
Fince: rengasmainen (fi)
Türk Dil Kurumuna göre "halka" maddesi
- Heceleme: hal‧ka
halka
- Heceleme: hal‧ka
halka
- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.