kuyruk - Vikisözlük (original) (raw)

Eski Türkçe kuy > kudruk

kuyruk (belirtme hâli **kuyruk, çoğulu kuyruklar)

Bir hayvanın kuyruğu (1)

,

Uçağın kuyruğu (2)

Araç kuyruğu (7)

  1. (anatomi) hayvanların çoğunda gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ
  2. bu organa benzeyen uzantı
    • Uçağın kuyruğu. Gelinliğin kuyruğu.
  3. (anatomi) kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti
  4. koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantı
  5. başın arkasına toplanmış saç demeti
  6. bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi
  7. (mecaz) insanların veya taşıtların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi
  8. (mecaz) birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse

kıl kuyruk, kuyruğa girmek, kuyruğuna basmak, kuyruğunu kıstırmak, kuyruk acısı, kuyruk doğumu, kuyruk sokumu, kuyruk sokumu kemiği, kuyruk tüyü, yüze yüze kuyruğuna gelmek, dananın kuyruğu kopmak, katır kuyruğu gibi kalmak, yuvarlak kuyruk

kuyrukça, kuyrukçu, kuyrukçuk, kuyrukken, kuyrukla, kuyruklu, kuyruksa, kuyruksallayan, kuyruksallayangiller, kuyruksu, kuyruksuz, kuyruksürengiller

çeviriler

Eski Türkçe kudruk

kuyruk

  1. kuyruk