sallamak - Vikisözlük (original) (raw)

sallamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi sallar)

İzleyiciler, bayrak sallıyor (1)

  1. düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek
    • Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir. - Halide Edip Adıvar
  2. uydurmak, kafadan atmak
  3. sarsmak
  4. (mecaz) beklenmedik başarı kazanmak
    • seçimlerde Ankara'yı salladı
  5. (mecaz) zor durumda bırakmak
  6. (argo) bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
    Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu. - Sermet Muhtar Alus
  7. (argo) vurmak, atmak
    Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı... - Memduh Şevket Esendal

direksiyon sallamak, havaya kılıç sallamak, mendil sallamak, pala sallamak

çeviriler

sallamak

  1. salmak, yukarıdan aşağıya bırakmak, indirmek