gitmek - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi كتمك‎ (gitmek) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *kē(y)t- sözcüğünden.

gitmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi gider)

  1. bir yere doğru yönelmek, gidedurmak, uzanmak.
  2. bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. çıkmak, ulaşmak
    • Bu yol nereye gider?
  4. belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak
    • Her gün çalışmaya gidiyor.
  5. devam etmek, sürmek
  6. yakışmak, yaraşmak
    • Bu renk ona gitmedi.
  7. harcanmak, tüketilmek
  8. gönderilmek, götürülmek
    • Haber daha yeni gitti.
  9. yeter olmak, yetişmek, yetmek
    • İki ton kömür üç ay gider.
  10. yol almak, yürümek
  1. dayanmak
  1. Sona ermek.
  1. Herhangi bir durumda olmak:
  1. Yok olmak, elden çıkmak:
  1. (ölüm, argo) ölmek
  1. Başvurmak
  1. Bir şeyden zarar görmek.
  1. Makinenin işlemesi, çalışması.
  1. Satılmak
  1. Yapmak
  1. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak; yuvarlanmak.
  1. (yardımcı fiil) değerlendirmek, karşılamak, saymak

gide gele, gide gide, gitgide, git git, gitmeli gelmeli, gelimli gidimli

gitmek

ölmek

gitmek

  1. gitmek
  2. (fizyoloji) ölmek