kuşatmak - Vikisözlük (original) (raw)
Askerler, her tarafı kuşatmış (2)
kuşatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kuşatır)
- çevresini sarmak, çevrelemek
- Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. - N. Cumalı
- (askeriye)Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
- çevrelemek, çokça bulunmak
- kaplamak
- Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.
- bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
çeviriler
Azerice: mühasirə etmək (az)
İbranice: לצור (he) (latzur), להטיל מצור (he) (lehatil matzor)
İngilizce: gird (en), engirdle (en), surround (en), encircle (en)
Kürtçe: dorpêç kirin (ku), dor lê girtin (ku)
Rusça: окружать (ru) (okrujatʹ), опоясывать (ru) (opoyasıvatʹ), покрывать (ru) (pokrıvatʹ), окружать (ru) (okrujatʹ)
Türk Dil Kurumuna göre "kuşatmak" maddesi