olay - Vikisözlük (original) (raw)
olay (belirtme hâli olayı, çoğulu olaylar),
Bu fotoğrfta atların olayı kavga etmeleri. (1)
İstanbul'un fethi, döneminin en büyük olayıdır. (2)
- Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş; hadise, vaka
O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. — N. Cumalı
- Dikkati üstüne çeken, önemli sonuçları olan iş.
- Nötron bombası günümüzün olayıdır.
- (bilişim) bir eylemin gerçekleştiğini, bildiren yazılım iletisi
olay çıkarmak, olayın üstüne gitmek, olay yapmak, olay yaratmak
olay bilimi, gölge olay, polisiye olay, sosyal olay, devinme olayı, şiddet olayı
hadise
Afrikaanca: gebeurtenis (af) n
Estonca: fenomen (et), ilming (et), nähtus (et), sündmus (et)
Felemenkçe: gebeurtenis (nl) n
Fransızca: événement (fr) e, occasion (fr) d, phénomène (fr)
Lehçe: zdarzenie (pl), wydarzenie (pl), okoliczność (pl)
Norveççe: begivenhet (no) e, fenomen (no), hendelse (no) e, hending (no), tildragelse (no) e
Türk Dil Kurumuna göre "olay" maddesi
Heceleme: o‧lay
olay
- öyle
Olay kaşkır kormedım. — Öyle vahşi hayvan görmedim.