eski - Vikisözlük (original) (raw)
Osmanlı Türkçesi _اسكی_, Eski Türkçe _äski_ (äski).
eski (karşılaştırma daha eski, üstünlük en eski)
Eski bir kütüphane. (1)
- çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı; ezelî, ihtiyar.
Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim! Neden böyle uzaksınız benden? — N. Ataç
- önceki
Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. — A. Kutlu
- geçerli olmayan
- Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
- Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
- Eski öğretmen.
eski (belirtme hâli **eski, çoğulu eskiler)
- çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
- Söylenerek gizli gizli ağlayarak beni soyundurdu. Eskilerimi giyindirdi.
— Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, s. 67, Dinozor Genç
- Söylenerek gizli gizli ağlayarak beni soyundurdu. Eskilerimi giyindirdi.
- (teklifsiz konuşma) herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kişinin eski saygınlığının kalmadığı hâllerde kullanılan söz
- Domuz derisi post olmaz, eski düşman dost olmaz
- Eski çamlar bardak oldu
- Eski diye atma kürkünü; gerek olur bürünürsün bir günü
- Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez
- Eski düşman dost olmaz
- Eski kaçmış; iğne iplik geri getirmiş
- Eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardı
|}
ad
- Afrikaanca: oud (af)
- Almanca: Alte (de) n
- Estonca: vana (et)
- Fince: vanha (fi)
- İngilizce: old (en); old-timer (en) (otomobil)
- İtalyanca: vecchio (it) e
- Kürtçe: kevn (ku)
- Türkçe:
Osmanlı Türkçesi: اسكی (ota)
ön ad
Fransızca: vieux (fr) e, vieil (fr) e, vieille (fr) d, vieilles (fr) d
İspanyolca: anciano (es) e, anciana (es) d, viejo (es) e, vieja (es) d
Telugu dili: పాత (te) (pāta), ప్రాచీనమైన (te) (prācīnamaina), ముసలి (te) (musali)
Türk Dil Kurumuna göre "eski" maddesi
Eski Türkçe _äski_ (äski).
- Heceleme: es‧ki
eski
Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Heceleme: es‧ki
eski
eski
- demode olmuş, eski, yıpranmış
- (zaman) eski, geçmiş zaman
eş anlamlısı: cartı
Eski Türkçe _äski_ (äski).
- Heceleme: es‧ki
eski