gelmek - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi گلمك‎ (gelmek) sözcüğünden devralındı.

gelmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi gelir).

  1. Ulaşmak, varmak
    • Suat Bey hastalanmış, bir hafta evvel İstanbul'a gelmiş, sanatoryumdaymış, o da oraya gidiyordu.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 112, Dergâh Yayınları
  2. Bir yerden getirmek
    • "Adamı Ödemiş’ten aldım geldim, her masrafını çektim." - Necati Cumalı
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek:
    • Dün akşam amcamlar bize geldi.
  4. İsabet etmek
    • Attığı top gözüme geldi.
  5. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek
    • Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir.
  6. Ortaya çıkmak, doğmak.
  7. Belli bir zamana ulaşmak.
  8. Kadar olmak:
    • Boyu ancak omzuna geliyor.
  9. Çıkmak, yönelmek
    • Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez.
  10. İzlemek, takip etmek
  1. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak
  1. Katılmak, eklenmek
  1. türemek
  1. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek
  1. Sonuç çıkmak:
  1. Dayanmak, tahammül etmek:
  1. Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak
  1. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek:
  1. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek
  1. Kazanılmak, sağlanılmak
  1. uymak
  1. Olmak, bir şeye uğramak:
  1. Bir şey akmak:
  1. Düşmek, rast gelmek
  1. Görünmek, sanılmak
  1. Uygun düşmek
  1. Başlamak, ortaya çıkmak.
  2. Mal olmak:
  1. Biriyle birlikte gitmek
  1. bir şeye uğramak, olmak
  1. Herhangi bir sırada bulunmak:
  1. kök veya gövdelerin sonuna -a -e eki almış fiilere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur.
    • Alışageldiğimiz bir anlamı vardı.
  2. (yapı bilgisi) -dikçe, -esi şeklinde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille alakalı olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir eylem
    • Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek.
  3. (yapı bilgisi) -maz(-mazlık|lık)/-mez(-mezlik|lik) ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar
    • görmezden gelmek

akla gelmek, hatıra gelmek, meydana gelmek, yola gelmek, zora gelmek

acı gelmek, ak sakaldan yok sakala gelmek, aklı başına gelmek, Azrail ile burun buruna gelmek, Azraille burun buruna gelmek, biçime gelmek, canı burnuna gelmek, çorap söküğü gibi gelmek, dize gelmek, eğrisi doğrusuna gelmek, gibi gelmek meydana gelmek, şekle gelmek, üstesinden gelmek, üstün gelmek

çeviriler

gelmek

  1. gelmek
  2. meydana gelmek