gibi - Vikisözlük (original) (raw)

کبی

gibi

  1. Bir şeye benzer. bir şeye benzeyen
    • Sırtımda askerler gibi koca bir çanta, yokuş yukarı çıkıyorum, gözüm yokuşu çıkan küçük ayaklarımda.
      — Orhan PAMUK, 1996, “Okula Gitmeyeceğim”, Öküz, 25. sayı, s. 2
  2. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
    • Haberi aldığı gibi yola çıktı.
  3. Bir şeye benzer biçimde; imişçesine, kadar.
    • Kalbinin kırıldığı yerden içine doğru bir şeyler aktı. Durup durup rahatsız etti. Deniz suyu gibi tuzlu, tel gibi keskin, paslı, acı.
      — Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, s. 44, Varlık Yayınları
  4. Bir şeye yakışır biçimde.
    • Kayın babamın parasına mı bakardım insan gibi yaşayabilmek için.
      — Pınar KÜR, 1983, 3. baskı, Asılacak Kadın, sayfalar 28-29, Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi
  5. Bir başkasının dediklerine değinirken kullanılan bir söz.
    • Adorno'nun söylediği gibi, belki de bu sürgünlük halinin üstesinden gelinebilecek tek yer, artık bir ev ya da yurt işlevi kazanmış olan yazıdan başkası değildir.
      — Taner GÜLEN, 2025, “Uğraklar”, Sözcükler, 117. sayı, s. 60
  6. Arka arkaya gelen aynı tür örneklerin sonunda “ve benzerleri” anlamında kullanılan bir söz.
    • Burada, sonraki yıllarda başta Ahmet Hamdi Tanpınar olmak üzere Mehmet Kaplan, Orhan Okay, İnci Enginün ve Birol Emil gibi Yeni Türk Edebiyatı sahasının uzmanı hocaların doğrudan doğruya konuyla ilgili çalışmalarında nedense üzerinde durmadıkları ve herhangi bir şekilde referans olarak da göstermedikleri, nasılsa gözden kaçan bu makale üzerinde durmak istiyorum.
      — Abdullah UÇMAN, 2025, “Tanzimat Devri Türk Edebiyatında "Hakiki Müceddit" Kimdir?7”, Kitap-lık, 239. sayı, s. 162
  7. Cümlenin sonuna gelerek yükleme “denilebilir ki, öyle sanılır ki, sanki” anlamlı kuşku veya olabilirlik ayrıntısı katan bir söz.
    • Sınıfı geçtim gibi.
  8. Bazı sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra geldiğinde karşılaştırmaya dayanan denklik ve eşitlik bağlantısı kuran bir söz.
    • Başka türlü bir hayat tarafından zaptedilmiş, başka bir iklimde yaşıyormuş gibi canlıydılar.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 374, Dergâh Yayınları
  9. Sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “-diği biçimde” anlamıyla denklik işlevi yüklenen bir söz; üzere.
    • Daha önce belirtildiği gibi gramerlerimizin edatlar konusu oldukça karışıktır.
  10. -dık sıfat fiil eki dışında diğer sıfat-fiil eki almış kelimelerden sonra “imişçesine” anlamında varsayıma dayalı benzetme işlevi gören bir söz.
  1. Aynı biçimde.

acı gibi, aç kurt gibi saldırmak, Agop'un kazı gibi yutmak, arı kovanı gibi işlemek, aslan gibi,ayağı yanmış it gibi dolaşmak, baba gibi, badem gibi, balmumu gibi erimek, başı kazan gibi olmak, boğaz gibi, demir gibi, gibi gelmek, gibi olmak, gibi yapmak, olduğu gibi

çeviriler

Eski Türkçe käbi

gibi

  1. gibi