sırt - Vikisözlük (original) (raw)

Ayrıca bakınız: Sırt

Osmanlı Türkçesi _سرط_‎, _سرت_‎, _سراد_‎, Eski Türkçe.

Bir insanın sırtı (1)

Kadın, atın sırtına binmiş. (2). Kadının sırtında da mavi bir elbise var. (3)

sırt (belirtme hâli **sırt, çoğulu sırtlar)

  1. (anatomi, primatlar) İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm
  2. (anatomi, zooloji) Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm
    • Atın sırtına binmekten bir şey anladığı yoktu onun. O gördüğü onlarca atın içinden yalnızca birinin yüzünü bilir, o yüzün seçilmediği yerde, bir sırtta oturmak, dolaşmak ve gülümsemekten hiç hazzetmezdi.
      — Batuhan AŞIKTOPRAK, 2019, Kurdun Postu, s. 80, Varlık Yayınları
  3. İnsanın üstü
    • Elinde okul çantası, sırtında önlüğüyle o gece ve ondan sonraki birkaç gece komşu evlerinde kaldı.
      — Murathan Mungan, 2011, Beşpeşe, s. 17, Metis Yayınları
  4. Kesici araçların kesmeyen kenarı
  5. (coğrafya) Dağların veya tepelerin üst bölümü
    Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
    Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.M. Â. Ersoy
  6. Bir şeyi üstü, üst bölümü
    • Traktörlerin sırtında yağız delikanlılar
      — Hasan İzzettin Dinamo, 1937, Deniz Feneri, s. 12, Bozkurt Yayınları
    • Kamyon sırtında İstanbul'a geldik.
      — Oktay GÜZELOĞLU, 1997, Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, s. 112, Hiç Yayınları
  7. (kitap) Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm
  8. (Andırın, Düziçi ağzı) elbise

sırt

Eski Türkçe _syrt_‎ (syrt)

sırt

  1. (anatomi) sırt

sırt

  1. arka
  2. gövdenin arka tarafı
  3. kuzey

sırt

  1. (coğrafya) tepe
  2. (coğrafya) yamaç

sırt

  1. (anatomi, primatlar) sırt