tarih - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi _تاريخ_‎, Arapça _تَارِيخ_‎ (tārīḫ).

tarih (belirtme hâli tarihi, çoğulu tarihler)

  1. (zaman) Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz.
    • "O sabah şafak sökmek üzereydi ve o günün tarihi 17 Ekim 1514 Salı günü idi." - Sadri Karakoyunlu
  2. (tarih) Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.
  3. (edebiyat) Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı.
    • "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!" - Refik Halit Karay
  4. (kitap) tarih kitabı
    • Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi kaç cilt acaba?
  5. (eğitim) tarih dersi.
  6. (zaman) Bir hadisenin gerçekleştiği zaman.
    • O tarihlerde ben görevine yeni başlamış bir memur idim.
  7. (şiir sanatı) Divan edebiyatında bir olayı kaydetmek için yazılmış şiir.
    • Bu sarayın tamiri için söylenmiş bir tarih. Tabiî ne saray, ne temeli var şimdi. Ne de eski bahçeler. Fakat mısra duruyor: "Yeniden şûle-bâr-ı sâhil oldu köhne Kandilli
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 132, Dergâh Yayınları

tarih atmak, tarih koymak, tarih düşürmek, tarihe geçmek, tarihe karışmak

tarih atlası, tarih değiştirme çizgisi, tarih öncesi, tarih yanılgısı, hicri tarih, miladi tarih, mücevher tarih, sözlü tarih, doğum tarihi, edebiyat tarihi, yazın tarihi, fi tarihinde

kitap

zaman