gelin - Vikisözlük (original) (raw)
Osmanlı Türkçesi _گلين_, Eski Türkçe _kälin_ (kälin)
gelin (belirtme hâli gelini, çoğulu gelinler)
Gelin (1)
- (aile, kadın) Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın; elkızı,
- Gelin, "kelin"den gelen Türk lehçelerinde ses farklılıklarıyla "kel-mek" fiilinden türetilmiştir.
— Talat ÜLKER, 2026, “Güzeller Bezenmiş Toya Gider”, Türk Dili, 890. sayı, s. 82
- Gelin, "kelin"den gelen Türk lehçelerinde ses farklılıklarıyla "kel-mek" fiilinden türetilmiştir.
- (aile, düğün) Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın; elkızı.
gelin
- gelmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci çoğul şahıs olumlu çekimi
- ahmak gelin yengeyi halayığı sanır
- dadandırma kara gelin, dadanırsa yine gelir
- gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş
- gelin atta buyruk Hak'ta
- gelin eşikte oğlan beşikte
- gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz
- gelin olmayan kızın vebali amcası oğlunun boynuna
gelin almak, gelin etmek, gelin gibi süzülmek, gelin gitmek, gelin olmak, gelin yazmak.
gelin abla, gelin alayı, gelin alıcı, gelinbaşı, gelinboğan, gelin böceği, gelin çiçeği, gelinfeneri, gelin hamamı, gelin havası, gelinkuşağı, gelin kuşu, gelin mantarı, gelin otu, gelinparmağı, gelin teli, çömçe gelin.
aile, düğün
Fransızca: jeune mariée (fr) d
Tatarca: kilen (tt), yäreşkän qız (tt)
Kırım Tatarcası: kelin (crh), kelinçek (crh)Türk Dil Kurumuna göre "gelin" maddesi
Vikipedi'de gelin
Eski Türkçe _kälin_ (kälin)
- Heceleme: ge‧lin
gelin
- (aile, düğün) gelin
Etymological Dictionaries - Andras Rajki
Heceleme: ge‧lin
gelin
- (aile, düğün) gelin
- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.