ev - Vikisözlük (original) (raw)
Eski Türkçe _𐰋_ (b²)
Şiveler: Sivas ili Kangal ilçesinde Terekeme veya Karapapah şivesinde öy, ev demektir.
- Heceleme: ev
ev (belirtme hâli **ev, çoğulu evler)
Bir köy evi
- (iskân, binalar) bir kişinin veya ailenin içinde yaşadığı yer, içinde insanların yaşadığı, çevresi duvarlarla çevrili, odalara bölünmüş, kendine ait çatısı ve bazen de bahçesi olan ahşap, toprak veya betonarme yapı; bark, ev bark, beyit, dar, hane, mekân
- Evin duvarları hayatın alanını belirler, hayat evle hayat bulur, bir tanım kazanır.
— Ayfer TUNÇ, 2014, Dünya Ağrısı, s. 287, Can Sanat Yayınları
- Evin duvarları hayatın alanını belirler, hayat evle hayat bulur, bir tanım kazanır.
- (mecaz, aile) aile
- Evine bağlı bir adam isterdi.
- (eskimiş, sosyoloji) soy
- ahmak misafir ev sahibini ağırlar,
- avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar,
- beş para giren ev yıkılmamış,
- bir ev donanır, bir kız donanmaz,
- carşı iti ev beklemez,
- oağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz,
- oağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz,
- Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak,
- düzlükte kurt ulusa, evde itin bağrı sızlar
- evdeki hesap çarşıya uymaz,
- keçiye içki içirmişler, kurdun evini sormuş
ev açmak, ev alma, komşu al, ev bozmak, evde kalmak, evdeki pazar çarşıya uymaz, evdeki hesap çarşıya uymaz, eve çıkmak, ev ev dolaşmak, ev ev gezmek, evi ev eden avrat, ev işletmek, evlerden ırak, evlerden uzak, evlere şenlik, ev tutmak, ev olmak
ev adamı, ev altı, ev bark, ev çizgileri, ev ekmeği, ev ekonomisi, ev eşyası, ev gezmesi, ev halkı, ev hanımı, ev işi, ev kadını, ev sahibi, ev sineği, ev yemeği, evi sırtında, dubleks ev, genelev, konteyner ev, taşınır ev, tripleks ev, yüzer ev, Allah'ın evi, arıtımevi, aşevi, ayev, babaevi, bağ evi, bakımevi, basımevi, bıçkıevi, buğuevi, camevi, canevi, cemevi, cenazeevi, cezaevi, ciltevi, çayevi, çiçekevi, dağ evi, dağıtımevi, damıtımevi, dernekevi, dikimevi, doğumevi, doyumevi, dökümevi, düğünevi, dümenevi, dünyaevi, düşkünlerevi, erkekevi, ezimevi, giyimevi, gökevi, gözevi, gözlemevi, hâkimevi, halkevi, hekimevi, huzurevi, hücre evi, ıslahevi, imamevi, kadınevi, kahveevi, kayakevi, kesimevi, kızevi, kimsesizlerevi, kitabevi, konukevi, kuş evi, merdivenevi, modaevi, müzikevi, oğlanevi, orduevi, orman evi, öğretmenevi, ölüevi, polisevi, prefabrik ev, radyoevi, randevuevi, sağlıkevi, sanatevi, sayrılarevi, sazevi, sergievi, sığınmaevi, taziyeevi, tecimevi, tutukevi, üretimevi, yapımevi, yargıevi, yarı açık cezaevi, yasevi, yayınevi, gökyüzü evleri
çeviriler
Arapça: مَنْزِل (ar) e (menzil), مَسْكَن (ar) e (mesken), دَار (ar) e (dār), بَيْت (ar) e (beyt)
Babuza: don
Bulgarca: къща (bg) (kışta); дом (bg) e (dom), жилище (bg) n (jilişte)
Calo dili: quer
Fransızca: chez-soi (fr), domicile (fr), logis (fr), maison (fr)
İspanyolca: casa (es) d, residencia (es) d, techo (es) e
Yahudi İspanyolcası: kaza (lad)İtalyanca: abitazione (it), casa (it) d
Karayca: üj
Şorca: эм (em)
Tatarca: йорт (tt) (yort), öy (tt), yort (tt), өй (tt) (öy)
Kırım Tatarcası: ev (crh), üy (crh)Türkçe:
Türk Dil Kurumuna göre "ev" maddesi
Heceleme: ev
Eski Türkçe _𐰋_ (b²)
ev
- (mimarlık, sosyoloji) ev
- Heceleme: ev
Eski Türkçe _𐰋_ (b²)
ev
- (mimarlık, sosyoloji) ev
- Heceleme: ev
Eski Türkçe _𐰋_ (b²)
ev
- (mimarlık, sosyoloji) ev