taş - Vikisözlük (original) (raw)

Osmanlı Türkçesi طاش, o da Eski Türkçe _taş_‎ (taş)

taş (belirtme hâli **taş, çoğulu taşlar)

Üst üste dizilmiş taşlar (1)

  1. Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde
  2. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme.
  3. (yapı malzemeleri) Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme:
  4. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher
    • Bu küpenin taşları o kadar temiz değil
  5. (oyun)Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
    • Oysa yaralı bir kuş gibi geçerken köylerden, kasabalardan insanlar büyük bir huzurlu evlerine döner, taş oynar kahvelerde, çocuklar çember çevirir.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 128, Kanat Yayınları
  6. (tıp) Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
    • Böbrek taşı
  7. (jeoloji) Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça
  8. (mecaz) Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz

taş (karşılaştırma daha taş, üstünlük en taş)

  1. (petroloji) Taştan yapılmış, bu maddeden oluşmuş
    • taş ev

ağduma taşı, ağız taşı, akciğer taşı, alçı taşı, anlık taşı, aşı taşı, aşındıt taşı, atlama taşı, arduvaz taşı, ay taşı, aya taşı, ayah taşı, ayak taşı, ayna taşı, babasına taş çıkartmak, bağır taşı, bağrına taş basmak, bağırsak taşı, bakır taşı, balgam taşı, batman taşı, bayır taşı, beyin taşı, bezelye taşı, bıyık taşı, bileği taşı, bilerki taşı, bilevi taşı, biley taşı, binek taşı, böbrek taşı, börk taşı, bunduk taşı, burun taşı, buzul taşı, büley taşı, bütler taşı, cehennem taşı, çağ taşı, çakıl taşı, çakmak taşı, çay taşı, çeğel taşı, çehe taşı, çeki taşı, çekirke taşı, çekme taşı, çene taşı, çingi taşı, dağ taş, dama taşı, damar uru taşı, damla taşı, diş taşı, doğ taşı, don taşı, fal taşı, gaz taşı, gök taşı, göz taşı, haç taşı, hacet taşı, kan taşı, kandıra taşı, kayağan taş, kaymak taşı, kil taşı, kireç taşı, kum taşı, lâl taşı, musalla taşı, ocak taşı, oksidiyon taşı, oltu taşı, ot taşı, öt taşı, sadaka taşı, süt taşı, şap taşı, taş arabası, taş atıp kolu yorulmamak, taş balığı, taş baskı, taş basması, taş çatlasa, taş devri, taş kemer, taş kesilmek, taş taş üstünde bırakmamak, taş yapı, taşa tutmak, taşı sıksa suyunu çıkarır, taşı taşı, top taşı, kireç taşı yağ taşı, yapı taşı

ad

ön ad

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

  1. (petroloji) kaya, taş

Eski Türkçe _taş_‎ (taş)

taş

  1. (petroloji) taş

taş

  1. (petroloji) taş

taş

  1. (petroloji) taş

taş ?

  1. dış, dışarı

taş

  1. (petroloji) taş