ayna - Vikisözlük (original) (raw)

Farsça آینه‎ (âyne)

ayna (belirtme hâli aynayı, çoğulu aynalar)

Bir vazoyu yansıtan bir ayna (1)

  1. (optik) ışığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat, düzenge
    • Taşlığın lambasını yaktı ve her zaman yaptığı gibi aynaya baktı. Mümtaz hiçbir aynayı kaçırmazdı.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 379, Dergâh Yayınları
  2. (gölge oyunu) karagöz oyununda perde
  3. doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha
    • Kapı kanadının aynası. Çeşmenin aynası.
  4. (anatomi) atların diz kapağı
  5. bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
    • Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır. - H. Taner
  6. (denizcilik, aletler) küreğin yassı uç bölümü
  7. (denizcilik) gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün
  8. (denizcilik) akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı

ayna (karşılaştırma daha ayna, üstünlük en ayna)

  1. (argo) iyi bir durumda, yolunda
    • Tiril tiril beyaz, kolalı gömleği, gönden şayak gibi yanan bel kayışı, potinler ayna.
      — Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 8, Kanat Yayınları

körler mahallesinde ayna satmak

ayna gibi, ayna tutmak

aynagöz, aynakol, ayna taşı, ayna tırnağı, döner ayna, boy aynası, cüce aynası, deniz aynası, dev aynası, dikiz aynası, diş aynası, el aynası, endam aynası, ışık aynası

ışığı yansıtan düzenge

ayna

  1. (optik) ayna

Farsça

ayna

  1. (optik) ayna

ayna

  1. ayna