hava - Vikisözlük (original) (raw)

Havada bulutlar. (4)

Heceleme: ha‧va

Arapça هواء‎ [hawā']

hava (belirtme hâli havayı, çoğulu havalar)

  1. (termodinamik) hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı
  2. (meteoroloji) meteorolojik olayların bütünü
    • Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. - M. Ş. Esendal
  3. canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    • Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. - R. N. Güntekin
  4. (gök bilimi, meteoroloji, havacılık) gökyüzü
    • Havada olduğum süre boyunca babamdan başka arayan olmamış.
      — Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, s. 32, Can Sanat Yayınları
  5. çevreyi kuşatan boşluk
    • Tozlar havada uçuşuyordu.
  6. esinti
    • Bugün hava olursa yelkenli kalkacak.
  7. (müzik) müzik parçalarında tür
    • Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. - S. F. Abasıyanık
  8. müzik aletlerinden çıkan ses perdesi
  9. görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik
    • Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar. - H. Taner
  10. tarz, üslûp
  11. durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans
  12. çekicilik
  1. (mecaz) keyif, âlem

hava (karşılaştırma daha hava, üstünlük en hava)

  1. sonuçsuz, anlamsız, boş
    • Bu sözlerin sonu hava.

hava açmak, hava açılmak, hava almak, hava atmak, hava basmak, hava bozmak, hava bulanmak, hava çalmak, hava çarpmak, havada kalmak, havadan nem kapmak, hava değiştirmek, hava fena esmek, hava hoş, hava iyi esmek, hava kaçırmak, hava kapanmak, hava kararmak, havalara uçmak, havan batsın, havanın gözü yaşlı, hava patlamak, havasına uymak, havasını almak, havasını bulmak, havasını teneffüs etmek, havası olmak, hava vermek, havaya girmek, havaya gitmek, havaya pala sallamak, havaya kılıç sallamak, hava yapmak, havaya savurmak, havaya uçmak, havayı bozmak, havayı koklamak

hava akımı, havaalanı, hava ambulansı, hava aracı, hava aralığı, hava atışı, hava barajı, hava basıncı, hava bilgisi, hava birliği, hava boşaltma makinesi, hava boşluğu, hava burçları, havacıva, hava cıva, hava çekici, hava değişimi, hava deliği, hava durumu, hava düzenleyicisi, hava gazı, hava gemisi, hava girdabı, hava haritası, hava hukuku, hava indirme, hava kanalı, hava kapağı, hava kazması, hava kesesi, hava köprüsü, hava kuvvetleri, hava küre, havalimanı, hava meydanı, hava mili, hava muhalefeti, hava musluğu, hava oyunu, hava parası, hava raporu, hava sahası, hava süzgeci, hava şartları, hava tahmini, hava taksi, hava taşı, hava taşıtı, hava tebdili, hava trafik kontrolörü, hava ulaşımı, hava üssü, hava yastığı, hava yastıklı, hava yolu, hava yuvarı, abuhava, açık hava, ağır hava, basınçlı hava, kapalı hava, kesik hava, kırık hava, kuru hava, limoni hava, soğuk hava dalgası, soğuk hava deposu, tebdilihava, uzun hava, ağzı havada, başı havada, burnu havada, bar havası, Barak havası, bayram havası, bozum havası, curcuna havası, dağ havası, gelin havası, göbek havası, karnaval havası, kasap havası, kaşık havası, matem havası, memleket havası, oyun havası, uçkur havası, yayla havası, zeybek havası

çeviriler

çeviriler

hava

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

hava

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

Arapça

hava

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

hava

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

hava

  1. (termodinamik, meteoroloji) hava

hava

  1. evet, tabiî, elbette